Ev Arkadaşım Aslı’ya Karşı Hislerim ve O Gecenin Ardından

Ev Arkadaşım Aslı’ya Karşı Hislerim ve O Gecenin Ardından

Aslı’yla tanışmam çok sıradan başladı aslında. İstanbul’da üniversitede son sınıfa geldiğimde, iş bulamadığım için ailemin yanına dönmemek adına uygun bir ev arkadaşı arıyordum. O sırada “arkadaşımın arkadaşı” olarak önüme çıktı Aslı. Kısa saçlı, hafif tombul denilebilecek ama yüzü aşırı sevimli bir kızdı. Hiç öyle iddialı bir tipe benzemiyordu. Kadıköy’deki eski apartman dairesinde buluşup anahtarları değiştirdik ve birlikte yaşama kararı aldık.

Aslı ile ilk haftalarda sadece klasik ev arkadaşıydık. Mutfakta karşılaşıyor, kim bulaşıkları yıkayacak kavgası yapıyorduk. Gece geç saatlerde çay demleyip dertleşirdik, ama işi hiçbir zaman özel bir yere çekmedik. Benim hayatımda birisi yoktu, onun da olmadığını biliyordum. Aramızda bir elektrik olduğu hissini ilk zamanlar açıkçası sadece hayal ediyordum, o kadar.

Kış gelince dışarı çıkmak yerine evde dizi açıp kanepeye yayıldığımız akşamlar başladı. Bir akşam iş çıkışında marketten şarap alıp geldim eve. Aslı zaten pijamalarıyla salonun köşesinde kitap okuyordu. “Akşam rakısı gibi akşam şarabı yapalım mı?” dedim, “Biraz kafam dağılsın istiyorum.” dedim utangaçça. Benim teklifimden cekindi mi, yoksa bu fikri zaten o mu istiyordu tam çözemedim ama bir anda gözleri parladı.

Gece uzadıkça normalde anlatmayacağı şeyleri anlatmaya başladı; eski sevgilisinden, hiç yaşamadığı heyecanlardan, hatta bazen “Ben bile anlamıyorum kendimi, bazen farklı hissediyorum,” deyiverdi. O an kalbim çıplak kaldı sanki. Hiç bu kadar yakınlaşmamıştık. Omuz omuza oturuyorduk, nefes alışverişlerini duyuyordum. Ona dokunasım var mıydı? Kesinlikle! Ama asla açıkça yapabileceğimi düşünmüyordum.

İkinci bölümde, bu gerilim azalmadı aksine arttı. Ertesi gün ve daha sonraları bana biraz mesafeli davranmaya başladı Aslı. Hatta birkaç gün beni açıkça görmezden geldi. Moralim bozuldu. Galiba yanlış bir şey yaptım diye düşündüm. Belki de şaraplı gece ona fazla gelmişti.

Bir sabah mutfakta kahvaltı hazırlarken içten içe onun gelip gelmeyeceğini bekliyordum. Kapıdan süslü pijamalarıyla geldi, ama sanki yine de uzak bir hali vardı. “Dün geceki muhabbet için kusura bakma,” dedi. “Garip oldum.” Bende “Ben de şaşırdım biraz, ama güzeldi yani.” diye karşılık verdim. Hafifçe bana gülümsedi. “Sana garip bir soru soracağım,” dedi. “Hiç… Yani evli çiftler, sevgililer dışında, arkadaşıyla bir şey yaşayan var mı?” Çok utandım hemen suratım kıpkırmızı oldu. “Niye sordun?” dedim, sesi titriyordu, göz göze gelmekte zorlandı. “Bilmiyorum,” dedi, “bazen anlatılanlardan etkileniyorum.” O an göğsümde bir kararsızlık başladı. Hem çok istiyordum hem de “Ya sonra her şey bozulursa?” diye korkuyordum.

Akşam arkadaşlarımızı ağırlamaya karar verdik. Yine salonda toplandık, bu sefer herkes vardı. Ama Aslı arada gözümün içine bakıyordu. Sohbet bitip herkes dağıldığında bir sessizlik oldu. Yatak odama çekildim. Yarım saat sonra bir şeyler almak bahanesiyle odama yaşadım. Kapıyı tıklattı. “Uyumadın mı?” dedi. Sesinden belli ki konuşmak istiyordu.

“Yok, düşünüyordum,” dedim. Yine iki satır paslaştık. Sonra bir an sessizlik.

Aslı, “Ben… şey, garip hissediyorum. O geceyi düşünmeden edemiyorum. Ne yaşadık bilmiyorum ama… dokunsan iyi gelir gibi,” dedi. Elim ayağım buz kesti. O ana kadar barajı ben tutmaya çalışıyordum. Artık içimdeki engeli aşıp “Gel buraya,” diyebildim. Sessizce yanıma geldi, oturdu. Birbirimize dönüp uzun uzun baktık. O ilk dokunuşu ikimiz de aynı anda yaptık.

Aslı bir an dudağımı öptü. O öpücüğün tadında biraz şarap, biraz utanç ve çokça arzu vardı. Ben yavaşça saçlarını okşadım. O ise gömleğimin düğmelerini tek tek açtı, elleriyle sırtımı gezdi. Tenime değdikçe nefesimi kontrol etmekte zorlandım. Onun pijamasının altından sıcacık bacaklarını hissediyordum. Birden durakladık. “Devam edelim mi?” dedi Aslı. Gözleri hem çok istiyor, hem de bir tarafı ürkek bakıyordu. “İstiyorum…” dedim hafifçe gülümseyerek.

Kendi içimde bir an “Ya sonrasında pişman olursam? Ya arkadaşlığımız zarar görürse?” dedim. Aslı’nın gözlerine bakınca, aynı korkuyu o da yaşıyor gibiydi. Ama aramızdaki elektrik artık kontrolden çıkmıştı. Ellerimle vücudu okşarken, biraz tedirginliğim geçiyor, onun da bana dokunmasıyla giderek daha fazla cesaretleniyordum. O an Aslı bana, “Yavaş ol,” dedi fısıltıyla, “ilk defa…” Yutkundum, kalbim deli gibi atıyordu. Ona dokunmak, onun tenini keşfetmek kadar, ona zarar vermemek de önemliydi. Öpücüklerimiz ve dokunuşlarımız arasında, zaman durmuştu.

O gece hem heyecan verici hem doğallıktan uzak olmayan en gerçek anımızı yaşadık. İlk önce ellerimiz birbirimizin üzerinde gezindi, sonra Aslı göğsümde gezinirken sıcak nefesiyle dudaklarımı buldu. Göğsümdeki hissi anlatmam imkansızdı. Her şey olması gerektiği adımlarla, iki arkadaşın arasında büyüyen bir tutku gibi gelişti. Birbirimizin üzerindeki kıyafetleri ağır ağır çıkardık, her hareketimizde biraz daha cesurlaştık. Ben ellerimle onun göğüslerinden aşağı doğru yavaşça indim, o ise boynumu yaladı.

O an bana “Lütfen…” dedi, sesi titreyerek. Bacaklarını araladığında nefes alamadım sanki. Dilimle, parmaklarımla onu bu ana hazırladım. Vücudu titriyordu. Sonra o bana sarıldı. Aslı’nın teni hala benim aklımda. İlk defa bir kadınla bu kadar yakın oldum. Onun da heyecanlandığını her nefesinde hissedebiliyordum. Sonrasında onun üzerinde ben hareket edince, vücudumuzda yankılanan o iniltili sesler koridordan taşmasın diye yastığa gömdü yüzünü.

Her şey bittiğinde uzun süre birbirimize sarıldık. “Şimdi ne olacak?” dedi fısıltıyla. Ben, “Bilmiyorum Aslı, fakat pişman değilim,” dedim. O da hafifçe gülerek, “Ben de değilim… ama kafa karışık,” dedi. Her sabah, her akşam, bazen aynı yatakta uyanmanın verdiği rahatlıktan, ya da o geceye dair kalan hisler yüzünden bir süre garip hissettik ama, en azından hayalini kurduğumuz şeyi birlikte yaşamanın cesaretini göstermiştik.

Bazen bazı hikayelerde her şey bir anda pat diye olur. Bizde öyle değildi. Her şey adım adım, soru işaretlerinin birbirine karıştığı, cesaretin utanca galip geldiği bir süreçte oldu. Hala birbirimizin gözlerinin içine bakarken o geceyi hatırlıyoruz, belki başka hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ama, o gece asla unutulmaz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *